KOU Başhekimi Cantürk, Gazetemize Konuştu;

20 Şubat 2017
1 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
30456 defa okundu.

Kocaeli ve Kocaeli Üniversite’sinin gündem sorusu olan KOU Araştırma ve Uygulama Hastanesinin, Sağlık Bakanlığına devrediyor tartışmalarını ve hastanenin borç rakamını yetkili isim Başhekim Prof. Dr. Zafer Cantürk’e sorduk. Merak edilen sorulara samimi şekilde cevap veren Başhekim Cantürk, hastanenin hedeflerini paylaştı ve sanayicilere ders niteliğinde mesajlar verdi. İşte o röportajımız;

Röportaj; Ahmet AKÇAALAN

Kocaeli dışında Marmara Bölgesinin en önemli hastanelerinin başında gelen Kocaeli Üniversitesi Araştırma Ve Uygulama Hastanesi, kapılarını haberhodrimeydan.com gazetemize açtı. Kamuoyunun merak ettiği tüm soruları Başhekim Prof. Dr. Zafer Cantürk’e yönelttik. Üniversite Hastanesinin, Sağlık Bakanlığına devrediliyor tartışmalarından, hastanenin borcuna, hastaların randevu alma konusunda merak ettiklerinden, hastane içinde yapılan yatırımlara kadar her konuyu aydınlattı Başhekim Cantürk, en can alıcı mesajı ise sanayiciye oldu. Kayseri’de ki sanayicilerin araştırma hastanelerine bağış yapma konusunda hassasiyetlerine vurgu yapan Cantürk, Kocaeli’nde ki sanayicilere nasıl mesaj gönderdi.

 İşte o röportajımızın tamamı;

-Yıllarınızı sağlık sektörüne emek vererek geçirdiniz. Türkiye sağlık alanında hangi noktada, nasıl bir fotoğraf görüyorsunuz?

SAĞLIKTA ÇAĞ ATLADIK

Türkiye’nin sağlıkta geldiği nokta, bizim hep ana gündemimiz oldu. Bununla ilgili “Ulusal Sağlıkta Kalite Formları” düzenliyoruz. Bunlardan birincisini Kocaeli’nde gerçekleştirdik ikincisini ise İstanbul’da düzenleyeceğiz. 27 senedir hekimliğim yapıyorum, çok şeyler yaşadım. Açıkçası sağlık alanında, geçmişle ilgili olumlu şeyler söyleyemem. 2003’den sonra sağlıkta, çağ atlandığını söyleyebiliriz fakat hala eksikliklerimizde var. Eksikliklerin yanında, biraz amacını aşan işler var diye düşünüyoruz. Hastaneler daha iyi hale getirildi, hastalar her kuruma muayene olabiliyor. Vatandaş açısından ilaç almak kolaylaştı. Bu anlamda önemli adımlar atıldı. Bunlar olağanüstü güzel şeyler.

-“Amacını aşan işler” biraz açmak istiyorum. Sağlık çalışanları konusunda mı rahatsız olunan noktalar var?

Çalışanların mutluluğu konusunda sıkıntılar var. Hekimlerin mutluğuyla ilgili sorunlarımız var. Aile hekimliği uygulaması iyi uygulama ama basamak basamak çalışmadığı için trafik polisi görevi yapıyorlar. Aile hekim aile hekimliği görevini yapsa, biz çok daha iyi sağlık hizmeti veririz.

-Sayın Cantürk, hastalığının derecesine göre sağlık kurumuna gitmesi gerektiğini mi savunuyorsunuz?

SAĞLIKTA BABAM OLSA SEVK ETMEM ANLAYIŞI SON BULDU

Bize gerçekten gelmesi gereken acil hastalarla ilgilenmeliyiz. Basamak derecelendirme,  hastalık derecesi olarak düşünün. Bakın basit bir baş ağrısı veya grip de, beyin tümörü de bize geliyor. Baş ağrısı aile hekimi ile çözülebilir yani önce tedavi orada yapılmalı, ardından tedavi derecesine göre devlet hastanesine devamında büyük bir hastalık varsa bize gelmelidir.  Bu 2003’den önceki gibi “babam olsa sevk etmem” anlayışı da olmamalıdır. Bunlar aşıldı artık bu sorunlar yok. Ancak bir kontrol mekanizmasıdır. Burada sadece siyasetçi ve sağlıkçılara değil vatandaşa da düşen görevlerde var.

-Doktorlara karşı, sağlık çalışanlarına karşı ne yazık ki şiddet olayları gündeme geliyor. Bunun temelinde sorun nedir?

Bakın hekimlerde sonuçta insan. Bütün insanlar arasında olduğu gibi iyi hekimde kötü hekimde vardır. Ancak bizim öğretimizde önce hastaya zarar verme ilkesi vardır. Hekimlerin yüzde 99,9’u bu ilke ile çalışır. Binde bir ile değerlendirme yaparsanız, vatandaşımız hekime kötü gözle bakar, para gözüyle bakar. Hekimler sadece para için mi hasta bakıyor. Ben Başhekim olarak haftada 2 gün 25,30 hasta bakıyorum ancak 10 tanesi özel ücret yatırıyor. Çoğu ya sonuç gösteriyor ya da eş dost ile geliyor. Yani görüldüğü gibi amaç para kazanmak olmuyor. Hizmet esas fakat doktorlara para gözlü diye bakanlar ön yargılı bir tutum oluşturdu.

-Bazı sağlık sendikaları, doktorların birbiri ile yarıştırılmaya çalışıldığı yönünde eleştirilerde bulundu. Siz performans sistemiyle ilgili ne düşünüyorsunuz, beklentiniz var mı?

DOKTORLARIN İŞ KOTASI YILLIK BELİRLENMELİDİR

Performans sistemi günlük ve haftalık olmamalı. Doktorların iş kotası yıllık belirlenmelidir. Yıllık beklenen işi gösteren puan, branşa göre tanımlanmalıdır, günlük  veya aylık olmamalıdır. Bir yıl içerisinde yaptığı işe göre para verilmelidir. Bu durumda kimse kimseyle yarışmaz. Herkes kendi durumunu idrak eder. Araştırmacı araştırmasını yapar, kurumuna katkı sağlar, kimi poliniklik yapar katkı sağlar kimi ameliyatını yapar katkı sağlar. Ülkenin sağlığına her alanda katkıda bulunulmuş olunur.

-Türkiye’nin sağlıkta kalkınması olarak gösterilen şehir hastaneleri var. Bu hastanelerle ilgili düşünceniz nedir?

Sayın Cumhurbaşkanımız,  şehir hastanelerini çok istiyor. Bunlar büyük yatırımlar. Zaman ne getirir, zaman içinde yorum yapmak daha kolay olur. Amaç halkı yararı olsun.

-Kocaeli olmak üzere doktor sayımız yeterli mi? Sağlıkta iyi bir noktaya gelmek için doktor sayısıyla kıyaslama yapmak doğru mu?

Bakın önemli bir çizgiyi vurgulamak istiyorum. Tartışmayı doktor sayısı olarak yapmamak lazım olduğuna inanıyorum. Doktor sayımız Avrupa’ya göre düşük. Sağlığın kalitesini artıran nokta doktor sayısı değil ara sağlık elemanı, teknisyen, hemşire sayısıdır. Doktoru artırma politikanızı, kaliteden taviz vermeden devam ettirebilirsiniz. Ancak sağlığın kaliteli olduğu ülkelerde 1000 kişi başına düşen hekim sayısı 3,9, bin kişi başına düşen hemşeri sayısı 13,9’dur. Bizde 1000 kişi başına düşen hekim sayısı 2,7 bin kişi başına düşen hemşire sayısı 2,9’dur. Tabi burada 2003’ten sonra iyi hamleler yapıldı. Sağlık Bakanlığı ve YÖK’ün hamleleri ile hemşire sayısı artırıldı. Bana sorarsanız doktor sayısından çok hemşire sayısı artırılmalıdır.

Prof. Dr. Zafer Cantürk olarak göreve geldiniz, araştırma hastanesi için hedefiniz ne oldu?

ANKARA’NIN POZİTİF BAKIŞININ KARŞILIĞINI VERMEYE ÇALIŞIYORUZ

Ankara Kalkınma Bakanlığı, Maliye ve Sağlık Bakanlığı ile bir takım pozitif hamleler yakaladık. Sağlık Bakanlığı ile pozitif yeni projelerde planladık. Cumhurbaşkanı ile Rektör Hocamızın diyalogu, doktoru olması nedeniyle buraya sıcak bir bakışı da var. Pozitif değerin bizde karşılığını vermeye çalışıyoruz. Bakın giderlerimizi azaltıp, gelirlerimizi artırmaya çalıştık. Kalkınma Bakanlığı ve yerel yönetimlerden aldığımız büyük yardımlarla, hastanede yapı işlerini tamamladık yani hastane bütçesine dokunmadık. Bizim birkaç şekilde kendimizi geliştirecek imkânımız var. Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahillerinden radyoterapi cihazı bize geldi kuruluyor. Kamu Hastane Birliğinden yazı geldi. Sağlık Bakanlığı ile yaptığımız toplantıda Sayın Bakan, Hudut ve Sahillerinden radyoterapi cihazı için yüzde15 civarında para aktaracaktık. Bakan Bey, “bu yüzde 15’i almayalım” dedi. Kamu Hastaneleri bizlere pozitif katkı sağladı. MR cihazı konusunda Bakan Bey, Hudut ve Sahillerinden temin edilmesi noktasında talimat verdi. Önümüzdeki günlerde bu çalışmada sona geleceğiz.  AMATEM, TAMETEM gibi madde bağımlılarına yönelik kampus bizim kampusumuz içerisinde inşa edilecek ve bizim personelimiz çalışacak.  Bakın hastanelerin en yumuşak karnı, yansın meselesi, dört tane yangın merdiveni yaptık. Büyük onarımdan gelecek 5 milyon TL ile tüm kablo sistemimiz yenilenecek. Bizler de şahıslardan destek alırsak, çamaşırhaneyi ve yemekhaneyi ayrı bir kısma taşımak istiyoruz. 600 bin TL gibi bir rakamlar mutfaktan ve çamaşırhaneden boşalan kısımlara bizim alet ve malzemeleri koymak istiyoruz. Hastanede süreç yönetimi başlattık. Hangi aşamada ne olacağını önceden öngörebilecek bir sistem kurduk. Verimlilik kavramı masaya yatırdık. 11 Milyon TL civarından yatırım desteği gelecek. Hastanemize de bir takım malzemeler alacağız.

Başhekim Prof. Dr. Zafer Cantürk’e sorduk

Kocaeli’nin en çok merak ettiği soru. Araştırma Hastanesi’nin Sağlık Bakanlığına devri tartışılıyor. Böyle bir durum var mı?

Bizler de sizler gibi duyuyoruz. Gündem de olduğunu biliyoruz. Bizden de zaman zaman, yetkililer tarafından dokümanlar isteniyor. Dokümanlar ulaştıktan sonra takip ediyoruz. Gerek Rektörümüz gerek biz Kamu Hastaneleri diye bir kurum var, Üniversite Hastaneleri Birimi diye bir kurum kurulabilir. O kurumda YÖK’e bağlı olabilir. YÖK buraya bir yönetici atayabilir. O yöneticide araştırma hastanelerine birine atayabilir. Artısı ne olur derseniz, daha uygun rakamlara malzeme alınır.  Örneğin Kanser ilaçları, daha uygun rakamlara alınır. Sağlık Bakanlığına gerekli bilgilendirme yapılır, koordinasyon sağlanır. Sayın Rektörümüzde bu durumu yukarılara ilettiğini tahmin ediyorum.

Sayın Cantürk, rakamla açıklar mısınız, hastanenin borcu şuanda ne kadar?

69 MİLYON TL BORÇ VAR

Bizim geldiğimizde 110 Milyon TL borcumuz vardı. Hali Hazırda 69 Milyon TL borcumuz var. Ama depolarımızda malzemelerimizde var. Borçluyuz. Borç yiğidin kamçısıdır. Her evin bile bir bütçesi var.

-Söylendiği gibi hastane zarar mı ediyor?

KILI KIRK YARIYORUZ

Zarar noktasını, minimuma indirmeye çalışıyoruz. Niye zarar ediyor, pek çok iş yapıyorsunuz. Politiklikten yaptığınızda kar elde ediyoruz, ameliyat ettiğiniz bazı kalemlerden zarar ediyoruz. Ameliyatlarda bir alet kullanıyorsunuz. Bu ameliyat için size alet dâhil 10 TL para veriyor. Ameliyat 20 TL, siz aleti sadece 10 TL alıyorsunuz. Siz 10 lira zarar ediyorsunuz. Bunlar birikiyor. Tabi kar zarar olacaktır. Bunların dengeli olması için elimizden geleni yapıyoruz. Geldiğimizden günden bu yana, döner sermeye işletme müdürlüğümüz kılı kırk yarıyoruz. Pazarlık etmediğimiz yer yok.

-Kocaeli’nde bir de hastaneyle ilgili randevu alamama tartışması yaşanıyor. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Marmara Bölgesinin en önemli hastanelerinin başında bizim hastanemiz gelmektedir. Hem mekan olarak hem öğretim görevlisi olarak bunu net söyleyebiliyorum. Marmara Depremi, sonrası devlet buraya stratejik olarak bakmaktadır. Poliniklere gelince bizim hastaneye günlük giren çıkan sayısı 10 bin, bizim göreve geldiğimizde 2 bin civarında olan polinik sayımız 2 bin 600 sayısına ulaştık. Biz internetten alınan randevu sayısını 3 bine çıkardık. Halen internetten randevu alınabildiğinin farkında değil. Siz burada poliniklik sayısını artırırsanız kaliteden taviz verirseniz. Tıp Fakültesinde işler vatandaşın lehine uzar. Ülkenin kayıplarını azaltmak için bekletiyoruz. Bizde neye ihtiyaç varsa ona göre yönlendirmeler yapılır. Randevularla ilgili sorun yoktur. Sorun varsa kaliteden taviz vermeden, gerekli çalışmayı yaparız.

Başhekim Prof. Dr. Zafer Cantürk’e sorduk-Kocaeli sanayi kenti, sanayicilerden gerekli desteği alabiliyor musunuz?

SANAYİ KENTİNDE SANAYİCİDEN DESTEK ALAMIYORUZ

Kocaeli, Türkiye’de sanayinin merkezidir. Sanayicilere sorulması gereken bir soru var, KOU araştırma hastanesine ne yapmışlar.  Bizde bağış oranı çok düşük. Sanayicilerden bağış aldığımızı söyleyemeyiz. Almadan vermek Allah’a mahsus, sanayici ve tüccarı bağış yapacak. Biz bu desteği kendimiz için istemiyoruz. Kayseri’nin sanayicisi üniversite hastanesine bina yapmış. Burada böyle bir bağış yok. Bizim sanayicimiz elini taşın altına sokacak. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine bağış yapacak. Biz gidiyoruz şöyle böyle, üzülüyoruz. Bizim hastaneyi geçtim, Kocaeli’nde başka yerlere de bağış yapmadıklarının farkındayım. Herkes bir şekilde bu hastaneye geliyor.

-Bir gerçek var oda Marmara Bölgesinin en önemli sağlık kuruluşlarından birisiniz. 2017 hedefleriniz neler peki?

Bizim şuanda sağlık hizmeti noktasında durumumuz iyi. Üniversite hastaneleri ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz. 2018 ve 2019 yılında bölgenin en önemli hastanesi olmaya devem edeceğiz. Birileri gider, birileri gelir ama hastanemiz her zaman en kaliteli olmaya devam edecektir. 2019’da daha güzel sağlık şartları hayal ediyorum. Sağlıkta önemli gelişmeler yapıldı, hakkını vermek lazım.

Haberhodrimeydan.com

YORUMLAR 1 Yorum Yapıldı.
  • Hastanenin borcunu Sağlık Bilimleri Enstitüsü asistanları, döner sermaye paraları ile ödüyorlar!! Bu asistanların döner sermayelerine el koydu başhekimlik. Döner sermayeye hiç bir katkı sağlamayan daire başkanlarına yıllarca döner sermayeden para verdiler, şimdi ise tıp fakültesi dekanlığına, başhekimliğe ve döner sermayeye katkı yapan sağlık bilimleri enstitüsü asistanlarının döner sermayelerine el koyuyorlar. Neden? Borç varmış. Giderler kısılacakmış. Sen kendi döner sermayenden kesiyor musun ki asistanın parasına göz koyuyorsun? Bir de röportajda çalışanlar mutlu olmalı diyorsun, insanların emeği sömürülürken nasıl mutlu olsunlar? Hak yiyorsunuz hak!! En ufak bir hak inancınız varsa enstitü asistanlarının hakkını verin!!
    21 Şubat 2017 22:07

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

207 sorgu 0,877 saniyede tamamlandı.