• Dolar Alış / Satış: 3.507 / 3.513
  • Euro Alış / Satış: 3.738 / 3.744
  • KOCAELI:
  • Güneş: 08:02
  • Öğle: 12:58
  • İkindi: 15:19
  • Akşam: 17:41
  • Yatsı: 19:06
  • Hava Durumu Güncelleniyor..
13874819_1825564021010168_342851653_n

Temel Karamollaoğlu’nda Ne Eksik?

28 Kasım 2016
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
1296 defa okundu.

Saadet Partisi’nin 30 Ekim tarihinde gerçekleştirdiği 6. Olağan Kongrede Genel Başkan seçilen Temel Karamollaoğlu ayağının tozuyla Milli Görüş’ün kalesi olarak adlandırılan ilimize geldi.  Saadet Partisi’ni yakından takip etmesem de Karamollaoğlu’nun enerjisinden etkilendim ve gidip görmek istedim.

Gün boyu çeşitli programlar yapan Karamollaoğlu son olarak akşam The Ness Otel’de partililerle bir araya geldi. Partililer dışında ki bazı isimler de gözümden kaçmadı elbette ama isim verip fişlemeye gerek duymuyorum.

Birlikte yenen yemeğin ardından kürsüye çıktı Genel Başkan.

Coşkulu bir havada, alkışlar eşliğinde diyemeyeceğim ne yazık ki.

Evet bazı partililerinde dediği gibi SP tevazünün ön planda olduğu bir platform. Bu görüşe sonuna kadar katılıyorum ama siyaset de biraz şaşa istemez mi arkadaşlar.

Bence fazlasıyla ister.

Neyse gelelim Karamollaoğlu’nun konuşmasından satır başlarına:

İlk olarak şunu belirtmeliyim ki kendimi tarih dersinde hissettim. Kendi adıma konuşmalarını çok faydalı buldum ama sanırım salona enerji almak için gelen partililer birazcık sıkıldı.

Sorunların temeline inerek 120 yıllık tarihi panorama şeklinde gözümüzde canlandırdı Karamollaoğlu.

Ben yakın tarihimizle ilgili değindiği konulardan bahsetmek istiyorum.

Elbette 15 yıllık iktidar Ak Parti’yi eleştirdi. Eleştirdi diyorum ama eksiklerini anlatırken o kadar naifti ki incitmemeye çalışan bir tavır içinde gibiydi.

Ak Parti’nin müzakere sürecini durduran Avrupa Birliği’ni Medeniyet Projesi olarak görmesini bir hata olarak niteledi.

Faizci, liberal ve kapitalist ekonomik sistemi benimsemelerinin bizi günümüzde ki koşullara getirdiğini ifade etti. Açlık sınırının bile altında olan asgari ücret oranlarına vurgu yaparak tabi.

Daha sonra içinde bulunduğumuz toplumsal çatışma ve kamplaşma, terör, bozulan adalet sistemi, eğitim keşmekeşi, çelişkiler yumağına dönen dış politika, ekonomik darboğaz, ahlaki ve manevi yozlaşma sorunlarını tek tek ele aldı.

Ekonomik sıkıntının önemine değinerek, “Borç batağındayız” dedi.

Asgari ücretin içler acısı olduğunu ifade ederken; adaletsiz gelir dağılımını, ekonomik kalkınma ki coğrafi dengesizliği ve iç göç sorunu da es geçmedi.

Tüm bunları anlatırken Saadet Partisi’nin çözüm önerilerini ve parti programını da sona saklayarak açıkladı tabi ki.

Bunların altını çizerken şu başlık hoşuma gitmedi desem yalan olur:

Şahsiyetli Dış Politika…

Kriz bölgelerinde huzur ve barışın tesisi için çalışacaklarını söyledi.

Ekonominin canlanması noktasında Erbakan Hocanın, “Avrupalı, müteşebbis bulup fabrika açar, biz ise fabrika kurup müteşebbis ararız” sözünü hatırlatarak üretime dikkat çekti.

Bağımsız Kuzey Kıbrıs sözü de verdi, komşu ve bağıntısız ülkelerle irtibatı güçlendirme sözü de.

Ama başında da söyledim ya tüm bunlar çok güzel, çok doğru tespitler ama bir şey eksik.

Partililer genel başkanlarını dinliyor gibi değil de bir konferansın davetlileri gibiydi.

Uykumuzun geldiği uzun konuşma sırasında alkışlarıyla bizi silkeleyen bir kitle yoktu.

Nitekim Temel Bey’in de böyle bir çabası yoktu.

Ama henüz yolun başında. Ön yargılı olmayıp bir süre çalışmalarını takip etmek de fayda var.

Belki Ak Parti’nin bir türlü memnun kalmadığı muhalefet boşluğunu kendilerinin bir parçası olan Saadet Partisi doldurur.

Karamollaoğlu’na başarılar diliyorum. Kendisini takibe devam edeceğim.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

151 sorgu 0,321 saniyede tamamlandı.