• Dolar Alış / Satış: 3.818 / 3.824
  • Euro Alış / Satış: 4.068 / 4.076
  • KOCAELI:
  • Güneş: 08:13
  • Öğle: 13:18
  • İkindi: 15:47
  • Akşam: 18:10
  • Yatsı: 19:34
  • Hava Durumu Güncelleniyor..
ahmet-akcaalan

2 saat ifade verdim!

10 Ocak 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
7956 defa okundu.

Bugün 10 Ocak,

Birileri için sıradan bir tarih olsa da,

Gazeteciler için en anlamlı günlerden biri olmasının yanında en zor günlerden biridir bugün,

Bir kamu görevi yapan ve kamuoyuna haber aktarmak için birbiri ile yarışan meslektaşlarım,

10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününde, biraz durur ve düşünür;

Neredeyim?

Ne yaptım?

Bundan sonra ne olacağım?

Bu soruların temelinde mesleğin tüm şartlarının üzerine yük binmesi vardır.

Yarından duyulan kaygıyı da hissedebilirsiniz.

Bir de hayatın baskısı yanında cezaevi korkusu yüklenince tam olur.

Siyasi protokol, bazen bürokratlar gelir sistemi eleştirir, yerden yere vurur,

Senin ağzından haber yapayım dersin,

-Beni mi bitireceksin?

Sorusu gelir,

Bizler gazeteciliği kendimizi bitirmek için seçmişsizdir zaten,

Bizim meslek zordur,

Mesleğin içerisinde leke bulaşmadan yürümek daha zordur.

Filler yerine karıncalarla yürüyenler zaten takdire şayandır.

Yazarsın suçlu olursun,

Yazmazsın yandaş olursun,

Kimseye kendini beğendirme derdin yoktur,

Ama birileri seni bir yerlere yakıştırır.

Bunca şey yetmez gibi,

Meslektaşlarının içerisinde haber yarışının tatlı rekabetinin altına sığınan, karalamalarla karşılaşabilirsin,

Bizim meslek zordur ama ezilene, haksızlığa uğrayana umuttur gazetecilik.

Sonra adalet arama mekanizması olan yargı yolunu sana bir silah gibi kullanırlar,

Belgeli ispatlı yazarsın,

Para ile değil aşkla yapılan bu mesleği parasal tazminat davalarıyla sansürlemeye çalışırlar.

İşte farklı kutlamak istediğim çalışan gazeteciler gününde, tam iki saat ifade verdim.

Bu sefer bir tepki koydum,

Bana açılan davaya karşılık, bende yalan haber yapmak iftirasına maruz kaldığım için bende dava açtım.

Yani bizim meslekte,

Öyle anlamlı gün, düğün, nikah bir şey ifade etmiyor.

Gelelim, çalışan gazeteciler gününde verdiğim ifadeye;

Maksadım asla yanlış anlaşılmasın,

Mesleğin en büyük hastalığı sadece ben yaptım, ben başardım, gazetecilik öldü demek değil benim ki,

Biz kimsenin, en muhalif medyanın dahi 14 yıldır tek olumsuz haber yapmadığı Başiskele Belediyesiyle ilgili bir gerçeği ortaya çıkardık değil derdim,

Haksızlık yapmayım bu konuda Gebze’de faaliyet gösteren mikrofon.com ekibini de “AVM diye alındı taş ocağı yapıldı” başlıklı haberinden dolayı kutlarım.

Zaten bu haber birde bizim haberimiz dışında bir şey bulamazsınız, ilçeyle ilgili.

Bizim “FETÖ İmamı, Başiskele Belediyesiyle Yıllarca Çalışmış” başlıklı haberimiz Ankara’nın gündemine dahi düştü.

Gerekli yerlere, gerekli bilgileri ulaştırdık.

Haberimizi içeriğinde FETÖ’nün “Yerel Yönetimler İmamı” ve FETÖ’ye finans sağlamak” suçundan tutuklanarak cezaevine konulan Erkan Karaaslan’ın, Başiskele Belediyesi ile çalıştığı durum tespitini aktardık.

Nasıl mı?

Yıl yıl ortaya çıkardık.

Biz yargı mekanizması değiliz,

Haberlerimizde “Yerel Yönetimler İmamı” ve FETÖ’ye finans sağlamak” tutuklanan isim Erkan Karaarslan’a FETÖ’cüdür demediğimiz gibi Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz’a da FETÖ’cüdür demedik.

Bu köşeyi yazarken, gelen telefonla Erkan Karaarslan’ın Avukatı’nında tutuklandığını öğrendim.

Biz yargılama yeri değiliz.

Ancak her haberi de somut, belgeleriyle yaparız.

Bizim yaptığımız haberi yalanlamış Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz. kendisinin hakkı olan dava yoluna gitmiş. Bizi yalan haber yapmakla suçlamış. 17 Aralık’tan sonra Erkan Karaarslan ile asla çalışılmadığını ve 17 Aralık sonrası hizmetlerin Strateji Geliştirme Müdürlüğü tarafından yapıldığını ifade etmiş.

İşte bizim meslek böyledir.

Birileri size haber atar, haberin yayınlanmasını ister, sonra kendi attıkları haberi yalanlarlar.

Başiskele Belediyesi Basın Yayın servisinden yıllarca Erkan Karaarslan’ın Belediyeyle ilgili etkinlikleri,çalışmaları 17 Aralık sonrası yerel basına haber olarak geçilmiş.

Şimdi bu kendilerinin geçtikleri haberleri yalanlıyorlar,

Ne acayip değil mi?

Buda mesleğin cilvesi,

Ancak “Google” adli sicil gibi, peşinizi bırakmıyor.

Erkan Karaarslan, Başiskele Belediyesiyle ilgili 2014 yılı çalışmasını paylaşmış, bizde gerekli belgeyi sunduk.

Başiskele Belediyesi, 2014 yılında yerel medyaya haber geçiyor, haberde Erkan Karaarslan’a ait olan şirketin danışmanlarıyla tam kadro belediyede çalışma içerisindeyken, Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz, 17 Aralık sonrası çalışmadığını iddia ediyor.

Bunun gibi 17 Aralık sonrası yapılan çalışmaların hepsini gerekli yerlere de ulaştırdık.

İşte biz 15 Temmuz sonrası Türkiye’nin konuştuğu, A Haber’de canlı yayında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in “Erkan Karaarslan ile 17 Aralık sonrası kim çalıştıysa şirketlerine kim iş verdiyse, kim sözleşmeyi iptal etmediyse, hemen o belediyeye kayyum atanmalı ve belediye başkanı gözaltına alınmalı” dediği, Yazar Cem Küçük’ün, “Sözleşme tarihi önemli değil 17 Aralık sonrası (E-yöntem şirketli liste içinde) Erkan Karaarslan’a ait şirketlerle kim çalıştıysa o belediyeye hemen kayyum atanmalı ve belediye başkanı gözaltına alınmalı, tutuklanmalı” dediği bir gerçeği durum tespitini ortaya çıkardık.

O yüzden gazeteciler gününü gönderilen çiçeklerle fotoğraf çekmek yerine ifade vererek geçirdik…

Biz fillerle yürümek yerine, karıncalarla yürümeyi tercih ettik.

Devam da edeceğiz…

Aynı soru soru sormaya devam ettiğimiz gibi,

Bir çok kurum, 17 Aralık sonrası çalışmayı keserken, Başiskele Belediyesi neden çalışmayı durdurmadı?

Başiskele Belediyesi yetkilileri yetkili makamlar tarafından FETÖ konusunda uyarılmadı mı?

Başiskele Belediyesi’ne hizmet veren Karaaslan’ın şirketine ne kadar fatura kesildi?

O HABERİMİZ;

FETÖ İmamı, Başiskele Belediyesiyle Yıllarca Çalışmış!

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

151 sorgu 0,368 saniyede tamamlandı.