ahmet-akcaalan

Tahriklere asla kapılmayın!

5 Ocak 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
6084 defa okundu.

Türkiye’de yaşanan tablo resmen güç savaşı;

Kartlar dağıtılmış ve kimin kazanacağı belli olmayan bir süreç yaşanıyor.

Dört koldan resmen bir savaş var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, milli seferberlik demesinin altında bu istihbarat ve güç savaşının olduğunu düşünüyorum.

Geçmiş yıllarda yapılan hataların faturasını birlikte, ülke olarak çok ağır ödüyoruz.

Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ne çözüm süreci, ne masası” dediği sürecin faturası çok ağır, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un, “Suriye politikası baştan aşağı yanlıştı” demesinin faturasını çok ağır millet olarak ödüyoruz.

Demek ki farklı görüşleri dinlemek ne kadar önemliymiş değil mi?

Çözüm sürecine karşı olanlar, Suriye politikası yanlış diyenler meğer ne kadar doğru söylemiş değil mi?

Sadece ben biliyorum demek,

Sadece benim dediğim olacak demek

Ne kadar yanlışmış.

Demokrasi ne kadar önemliymiş değil mi?

Akıl ve vicdanların asla kör edilmemesi gerekiyor muş değil mi?

Birbirimizi dinlemek, farklı düşünmek nasıl zenginlikmiş değil mi?

Ve bugüne bakıldığında,

Birbirimizi anlamamız, farklı renklerimize saygılı olmamız gereken

Tahriklere gelmememiz gereken, hassas bir dönemden geçiyoruz.

Çoğumuzun göremediği, gördüğü halde nedeni bilemediği bir süreç yaşıyoruz.

Biliyorum diyenlerinde, bilmediği bir süreç,

Birilerinin kurduğu oyunlarda, millet olarak ötekileşiyoruz,

Öfkelenerek, kırıyoruz ve bölünüyoruz.

Türkiye’ye yapılan her saldırıya ancak bir olursak karşı durabiliriz.

Devlet yetkililerinin acilen önlem alması gerekiyor,

Hükümete yaranacağım diye toplumu ötekileştiren, keskin bir dil kullanan tüm yazarları susturun.

Acılarımızı dahi din üzerinden meşrulaştıran veya dini terörizm olarak göstererek eleştiren medyaya kontrol altında tutun.

Bir gazeteci olarak bunları söylüyorum,

Kitleyi bir mermi gibi kendinden olmayan tarafa kışkırtan kim varsa susturun.

Çünkü arkasında bir provokatör güç olduğunu görmek gerekiyor.

Bu saatten sonra hangi olay olursa millet olarak sağduyulu olmalıyız.

Selamın aleykum’e karşı olanlar diye bir algı yaratılarak bu hassasiyet kışkırtılırken, diğer taraftan insanların özel hayatına yılbaşı eğlencesine karışılarak o kesimde galeyana getirilmeye çalışılıyor.

Amaç bir kaos,

Bu kaos yaratmanın arkasında dışarıdan olduğu kadar içeriden kimler nemalanıyor?

Bu soru çok önemli.

60 ve 80 darbesi gibi, filli darbeler öncesinde meydana gelen korku ve ölüm atmosferi asla unutulmamalı,

Kimler hazırlıyor bu kaos ortamını?

Devletin istihbarat görevlileri, bu oyunlara karşılık neden gerektiği kadar cevap vermiyor?

Toplumu darbe beklentisi içerisine, kaosla sokmaya çalışmaları gibi bir süreç mi yaşatılmak isteniyor?

Veya bir iç savaş çıkmasını bekleyenler müdahale derdine mi düştü?

Bizi birbirimize kırdırarak, kimlerin bu ülkede hedef ve hayalleri var?

Gündemde yokken,

Biri çıkıp Uşşaki Tarikatı lideri mi nedir canlı yayında “Türkiye Cumhuriyeti son buldu Osmanlı kuruldu” diye canlı yayında açıklama yapmasının altında provokasyon değil de nedir?

Biri satranç haramdır diyor,

Bunların toplumu germeleri için kim düğmeye bastı.

Eğer demokratik yollarla seçilen siyasi iktidar, muhalefet bir olup gayri meşru yollarla kendilerine hazırlanan yıkım fotoğrafını göremez, millet nezdinden kutuplaştıracak söylemlerin önüne geçemez, milli bir hoşgörü temelinde birliği yeniden yakalayamazsa, sivri dilleri susturamazsa tarih tekerrürden ibarettir ki,

Bu sürekli şişirilen balon eninde sonunda bir gün patlar,

Adı nasıl olur bilmem ama yeni bir düzen için birileri sahneye çıkar,

Bu yüzden millet olarak,

Asla ama asla bu süreçte sağduyudan vazgeçmemeliyiz.

Ve bana sorarsanız tek çare,

Demokrasiye ve Cumhuriyete sarılmaktır.

 

 

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

161 sorgu 0,490 saniyede tamamlandı.