Mevlüt Soysal, “Dünün Birinde”yi gazetemize anlattı

5 Ocak 2017
1 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
4581 defa okundu.

İlk kitabı “Tek Tanığım Gökyüzü” gibi ikinci kitabı “Dünün Birinde” de büyük ilgi gören Mevlüt Soysal, bu önemli çalışmasını gazetemize değerlendirdi. Soysal, “İndiğiniz sahneye yeniden çıkarsanız size umutlar değil, acılar eşlik eder” cümlesiyle özetledi

Gazeteci yazar Mevlüt Soysal, “Tek Tanığım Gökyüzü” kitabının çıkmasının üzerinden yalnızca 6 ay geçmişken yeni bir kitapla okuyucularının karşısına çıktı. “Dünün Birinde”, Kanes Yayınları etiketiyle piyasaya çıkarken, sorularımızı yanıtlayan Soysal, “İndiğiniz sahneye yeniden çıkarsanız size umutlar değil, acılar eşlik eder” cümlesiyle özetledi.

İlk kitabınız “Tek Tanığım Gökyüzü”nün çıkışının üzerinden 6 ay geçmişken “Dünün Birinde”yi yayınladınız. Bu kadar kısa zamanda nasıl yazdınız?

İlk kitabımın beklediğimin üzerinde ilgi görmesi beni fazlasıyla motive ederken, diğer yandan da “Acaba bu roman işini başarılı bir şekilde sürdürecek miyim?” sorusunu sık sık kendime yönelttim. Çünkü yazarlar da bir sporcu gibiydi. İyi kelimesinin altını doldurabilmesi için sürekli bir gelişime imza atmalıydı. Bu nedenle kendimi fazlaca okumaya ve yazmaya verdim. Tek Tanığım Gökyüzü çıkmadan önce de Dünün Birinde’ye başladım. 2016 yılında 1 ay işsiz kalmam nedeniyle de yazmaya bolca vakit buldum ve kitabı tamamladım.

İlk kitap ile ikinci kitabı karşılaştırır mısınız?

Tek Tanığım Gökyüzü, güçlü bir kurguya sahip olsa da dil açısından mütevazi bir çalışma. Tek karakter üzerinden başlanan kitap tek karakter üzerinden tamamlanıyor. Çocuğun cinsel istismarı gibi hassas bir konuyu dilden öte, gerçeklik ve inandırıcılık noktasında üzerine eğildiğim bir kitap. Dünün Birinde ise dil ve üslubumu daha fazla gösterdiğim bir roman. Dil açısından zaman zaman savruk, metaforlar güçlü ve çekincesiz. İki kitap arasında belirgin bir gelişim farkı var. Kendi dilimi bulma ve yapacaklarımı tanıma noktasında bu iki kitabın kısa aralıklarla yayınlanması benim nereden nereye geldiğimi de gösteriyor. Bundan sonraki çalışmalarım için daha fazla umutlu oluyorum.

Tek Tanığım Gökyüzü medyada çok yer aldı. Birçok ilde imza günleri düzenlediniz. Çocuk istismarı gibi önemli bir konuyu ele aldığınız için kitap birçok alanda tartışıldı. Peki, Dünün Birinde ne anlatıyor?

Kitabımın tanıtım bülteninde şu ifadeler yer alıyor:“Dünün Birinde” adlı romanında, toplumların yüzyıllardır tartıştığı “aşk” ve “sevgi” kavramlarını baş döndürücü bir kurgu ve akıcı bir anlatımla irdeleyen Soysal, romanında,Mutluluk için hangisine ihtiyaç var?” sorusunun yanıtını arıyor. Kitabın çeşitli bölümünde “Aldatmak suç mudur yoksa hayvanlardan insanlara kadar canlıların büyük bir bölümü için olağan bir davranış şekli midir?” sorusunu soran Soysal, kitabın ana ve yan karakterlerinin içsel dünyalarından yola çıkarak bu soruyu cevaplıyor. Bana göre kitabımı en iyi anlatan cümleler de yine tanıtım bülteninde yer alıyor: Eski bir müzisyen, mazinin renkli günlerini tekrar yaşamak için geçmiş zaman yolcusu olur ve dününe ait ne varsa yanına alır; yalnızlık, eski bir gitar, uykusuz geceler ve düşler…  Ve en önemli parçası yapbozun: Aşk… Yürümeye çalışır, bir el durdurur onu: Sevginin eli… Yeniden yola çıktığında ‘Gitme!’ der biri: Sevginin sesi…  Elzem ve acı olan ise ikisinden birini seçmektir. A: Sevgi, B: Aşk, C: Hiçbiri,  ‘Hepsi’ yoktur şıklarda” sözleriyle romanını anlatıyor.

Sizi etkileyen yazarlar kimler?

Düşüncelerimi ve dilimi sadece yazarlar etkilemiyor. Yazarlarla birlikte beni başka dünyalara götüren müzisyenler de var; bir sinemacı da. Yazarlara gelirsem, John Fante ve Charles Bukowski’den din olarak etkilendiğimi gizleyemem. Dünün Birinde’yi okuyanlar bunu bilir. Hayat ve düşünce noktasında beni geliştirenlerin başında Kafka ve Çehov geliyor. Öte yandan eşimin bana “Oku” dediği yazarları okuyarak gelişimimi sürdürüyorum. Diğer yandan Bob Dylan ve Leonard Cohen’den aldığım çok şey var. Müzik dinlemek de yazımı güçlendiriyor. Sinemacı Nuri Bilge Ceylan da bana çok şey öğretiyor.

Kocaeli’de yaşayan bir yazarsınız fakat imza gününüzü İstanbul’da yaptınız bunun sebebi ne?

Elbette İzmit’te yaşayan bir yazarım fakat bu kitap Türkiye’nin her yerinde satılıyor ve okuyucularına ulaşıyor. Belki bir parça bu kentin sınırlarının dışına çıkma düşüncesiyle imza günüm İstanbul’da gerçekleşti ve beklediğimin üzerinde ilgi oldu. Diğer yandan ülke zor günler geçirirken ve bu durum bizlere kaygı ve üzüntü yüklerken kitap üzerine yoğunlaşmak ne kadar doğru bir davranış? Bu sorunun yanıtını vermekte de güçlük çekiyorum. Ülke olarak sıkıntılarımızı biraz olsun azaltırsak, önümüzdeki günlerde bir imza günü düzenlemeyi planlıyorum.

Bu kitapta hedefiniz ne?

Edebiyat çok uzun bir yol ve sabırlı olmak gerek. Bu sebeple bu kitabımda “Tek Tanığım Gökyüzü” romanımın çıtasını aşmak istiyorum. Bu hem satış açısından hem de edebi açıdan. Güçlü bir okur kitlemin oluşmasını ve insanların kitap kapağına ya da reklamlara bakarak değil, ismime bakarak romanlarımı almasını istiyorum.

Dil olarak kendinize güvendiğiniz bir çalışma olduğunu söylediniz. Kitaptan bazı sözler paylaşır mısınız?

“Varlığı, hayaller kurdururdu. Bir denizi, denizin yanındaki ormanı, ormandaki kulübeyi, kulübedeki mum ışığını, mum ışığının yanındaki şarap şişesini ve kadehleri, kadehlerin içindeki sarhoşluğu, öpüşmeleri, dokunuşları, sevişmeleri… Radyodan yükselen Edith Piaf sesini, Edith Piaf sesinin rüzgarla birleşmesini, o yoklukla varlığın harikulade melodisini…”

“Başarısızlık kokuyordu sahne… Yenilgi ve hüzün… Tutunamayanların sahnesi orası… Kenan da senin bir karakterin olsun Oğuz Atay… Noktasız virgülsüz acılar var onda… Seksen de yetmez doksan, doksan da yetmez yüz, yüz on sayfalık acılar var bak onda…”

“Betonun griliği, korseli gece kıyafetini bedeninden sıyıran bir tiyatro oyuncusunun çökmüş bedeninin ortaya çıkması gibi iç karartıcı ve acıtıcıydı. Akması gibiydi gözlerinden rimelin. Kararması gibiydi yüzünün…”

Başka neler söylemek istersiniz?

“Dünün Birinde”yi herkesin okumasını isterim. Öncelikle de müzikle ilgilenenler… Çünkü baş karakterin müzisyen olması nedeniyle müzikle ilgili önemli bilgiler var bu kitapta. Örneğin Chopin, örneğin Bach ya da yerli ve yabancı rock grupları. Bir müzik yolculuğunun bir hayatı nereden nereye getirdiği… Bunların hepsini “Dünün Birinde”de bulabilirsiniz. Felsefe ve psikolojiyle ilgilenenlere bu kitabı tavsiye ederim. Çünkü kitabın birçok bölümünde felsefik ve psikolojik değerlendirmeler var. Tiyatroyu sevenlere, sinemayı sevenlere bu kitabı tavsiye ederim. Samuel Beckett’ten Nuri Bilge Ceylan’a kadar önemli bilgiler yine bu kitapta. Şunu da eklemek istiyorum: Bıraktığınız sahneye yeniden çıkmak isterseniz, size umutlar değil, acılar eşlik eder. Düeti onlarla yaparsınız.

 

YORUMLAR 1 Yorum Yapıldı.
  • Yeni romanı için kutluyorum. Toprağa bir tohum daha düştü...
    6 Ocak 2017 14:50

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

217 sorgu 0,848 saniyede tamamlandı.